Ben Otistik Babasıyım !

Ben otistik  çocuk babasıyım,

bu yazıyı yazmaya hazırmıyım bilmiyorum.

Aslında neyi nasıl yazmam gerektiğine karar vermişte değilim.

Ancak bir şey dürtüp duruyor yaz diyor…

Senin gibi yüzlerce baba var !

ve senin oğlun gibi yüzlerce otistik,diyor.

Yüzleşmemiz lazımdı , iki yılımızı aldı.

Oğlumun iki yılını aldı ,ben aldım ,biz aldık.

Kabullendikten, ayağımız yere basıp ne ile karşı karşıya olduğumuzu anladıktan sonra o iki yılı söke söke geri aldık…

İnanın kabullenmek ,mücadeleye başlamak ,başarmanın tek ve doğru yolu.

Çok büyük, depresyona yakın, sarsıntılı ,allakbullak edici bir; farkına varma , kabullenme ,suçluluk  evresi geçirdik.

Her anne baba gibi ,

-neden ben ?

-neden biz ?

-neden oğlumuz evladımız?   diye oturduk sorduk ,tartıştık, ağladık…

AMA ZAMAN GEÇİYORDU ve biz bunun farkında değildik.

Erkek çocuğu geç konuşur dedik.

Belkide ilgisini çekmiyordur dedik.

Kulaklarında bir problem vardır dedik.

Kulak burun boğaz doktoruna götürdük tüm kontrolleri yapıldı ,herşey normaldi ve bizi çocuk psikoloğuna yönlendirdi.

HER ŞEY O ZAMAN BAŞLADI.

Aklımıza gelmiyordu, otizmi bilmiyorduk ki.

Böyle bir rahatsızlıkmı vardı ???  çevremizde yoktu ki !

Ailelerimizde kuşaklar boyu bir şey yoktu.Gebelik döneminde ,eşim hatta ben, tam bir düzenli beslenme uzmanı olmuştuk.Sigara yok alkol yok.

Ama bu bir gelişim bozukluğu ve bizim evladımızın başınada gelmişti…

MÜCADELE YENİ BAŞLIYORDU  VE BİZ BUNUN NE KADAR UZUN ZORLU ZAHMETLİ  OLACAĞINI TAHMİN BİLE EDEMEZDİK.

 Oğlumuz olmuştu :)

Doğum evresi, tetkikler ,tahliler herşey normal gözüküyor.Ters giden hiçbir şey yok gibi,aylar geçtikçe daha bi toplanıyor, hatta fiziksel gelişimi başlarda bir ay ,ilerledikçe üç-beş ay önde dahi gitmeye başlamıştı.

Kereta yakışıklıda artık :) göz teması ,seslere tepkisi, iletişim kurma hevesi beş duyuyu kullanma becerisi yaşına uygun gelişiyordu.Dokuz aylık olduktan sonra bir haftalık emekleme(sürünme) evresinden sonra yürümeye başlayarak bizlere çok hoş bi sürprizde yapmıştı.
Yaşını doldurduğunda anneannesinin adını dahi söyleyebiliyordu(ayşecik)tam dediği buydu .(Ancak taklit ettiğini sanıyorum, bilinçli olduğunu sanmıyorum artık.)

Herşey normal gelişiyor ilerliyor gibi görünüyordu.Birbuçuk yaşından sonra herşey değişmeye,kendini soyutlamaya, farklılaşmaya, yalnızlaşmaya ,asabileşmeye başladı.

Kelimeler yutuldu artık hiç konuşmuyor,konuşma isteği dahi duymuyor sosyal günlük olguları dahi farklı algılayıp farklı tepkiler vermeye başladı.Vücut dilini kullanmaya başladı.Eve kimse gelmeyecek ,biz hiç bir yere gitmeyecektik…

Artık yaşam şeklimizi gün içinde neler yapacağımızı metazorik şekilde o(oğlumuz) belirliyordu.Hayat bizim içinde tatsız hal almıştı ve sinirlerimiz gün geçtikçe zayıflıyor tartışmalar artıyordu.
Resmen allak bullak olmuş günlük yaşam şekli içinde bizi parmağında oynatıyor her istediğini yılmaz bir inat ve kararlılıkla yaptırıyordu.
Dönmek(kendi etrafında), döndürmek(arabasını ters çevirip tekerini dakikalarca)çizgileri seyirerek yan bakarak takip etmek, bunu tekrar tekrar yapmak, yeni gözde davranışları arasına girmişti.Zaptedilmez bir hiperaktivite, umursamaz asabiyet, içe kapanık kendi dünyasında yaşayan ve bizide o dünyanın içine çekmeye çalışan ailemizin yeni ferdi, kale gibi karşımızda duruyordu…
Oğlumuz bazı beceri veya özel yetenek gerektiren şeyleri mükemmel yaparken(zifiri karanlıkta mutfaktan istediği şeyi bulup almak gibi)en basit sosyal iletişim aracı işaretleri (el sallamak.bir şeyi tek parmakla işaret etmek gibi)yapamıyor hatta reddediyordu.Kendisini kapattığı gibi bizide sosyal yaşamdan soyutlamaya başlamıştı üçümüzde bu karanlığın en derin yerine doğru mümkün olan en kısa yoldan gidiyorduk. YALNIZLAŞIYORDUK !

Tanrım !!!
Neler oluyor ?..
Oğlum !!! Bize neler yapıyorsun ???
Bütün tanıdık, akraba uzman kesilmiş ,her kafadan ses çıkıyor.
Oğlumuz artık üç yaşında, belirtiler tamda otizm için oturmuyor, bizde yakıştıramıyoruz zaten. Bocalama karmakarışık olma halleri içindeyiz.
Ama haftada üç doktor(biri çocuk psikoloğu(uzman) diğer ikisi refleksoloji ve zihinsel gelişim  uzmanı) birbirleri ile irtibatlı ve uyumlu eğitim ve seanslar ile süreç devam ediyor.Haftalarca…Aylarca…
Eşim çok yıprandı,artık profesyonel destek alması gerektiğini  düşünmeye başladım(itiraf etmeliyim bende).Evde bazen fırtınalar kopuyor birbirimize esip gürlüyoruz.Ama o bizi hiç duymuyor.Çocuk psikoloğumuz imdada yetişiyor sakinleştirici tavsiye ediyor ve  iki hafta oğlumuzun eğitim ve tedavi sürecine ara verip eşimi ve beni ruhsal  tamir bakıma alıyor
diyor ki : önce sinirleri sağlam, morali yüksek ,sağlıklı düşünüp karar verebilen anne babaya ihtiyacım var.
Bizimde size…
Metazoriye inata biz başladık artık onunla(oğlumla) inatlaşıyoruz ,savaşıyoruz.Oğlumuzu otizm denen illetin etki alanından az daha  nasıl uzaklaştırabiliriz.Tabiki EĞİTİM ile ,24 saat eğitim.
Fakat ne yalan söyleyeyim gözlegörülür düzelme yok…yada biz görmüyoruz :(
 Şanslıydık çok zeki bir çocuk oğlum…

Şanssızdık bir o kadar inatçı ve tatlı…

Zorla direterek inatla, inanın hiç birşey öğretemedik,bir yerde bir yanlış yapıyorduk hissediyordum.

Otistik diğer çocukların yanında normal bir birey gibiydi,normal çocukların yanındada farklı.Arada derede biryerlerde idi.

Uyandığı andan ,uyuduğu ana kadar eğitim,yaşamın her anı eğitim,programımız buydu.Eğitim programımızı hayatımızın her anında yaptığımız herşeyin içine kattık.Sürekli uyarıyorduk,İSTEMEDEN VERMEDİK,içine kapanmasına kendi halinde dünyasını kurmasına asla izin vermedik.

O’nun dünyasında bizlerde vardık, bunu farketmeli ve buna saygı duymalıydı.

Hayatımın en büyük sınavını veriyorum,oğlum üzerine otizm denen illet ile çok büyük bi savaş veriyoruz.

1,5 yaşından 5 yaşına kadar tek kelime konuşmadı,sadece çığlık ,sadece isyan

hadi oğlum başaracağız bak geç kalıyoruz :(

dört yaşında fark ettik ki kıskanma, merak ve özenme duygusu ilerlemiş ve gelişmişti.Bizde bunu kullandık :) artık birşeyi öğretirken zorlama asla yok ipler onu elinde(o öyle sanıyor)

özendiriyoruz ,kıskandırıyoruz,ÖDÜLLENDİRİYORUZ.

Sağlıklı yaşıtları ile aktivitelerde onları taklit ederek mükemmel bi sıçrama yaşadık.Dört yaşından beş yaşına kadar bir yıl içinde inanılmaz ilerlemeler kaydettik,rüyamda görsem inanmazdım.Ama hala konuşmuyor :(

Tüm komutları konuşmaları anlıyor yerine getiriyor,istemiyorsa reddediyor,şaka yapıyor kovalamaca oynuyor ,top koşturuyor,bisiklet binip,yaşıtları ve bizim ile saklambaç oynuyor.

Hayat hergün daha zevkli yaşanılası oğlumla daha güzel olmaya başladı.

AÇILDIKÇA SAKİNLEŞTİ,SAKİNLEŞTİKÇE AÇILDI :)

artık daha sakin huzurlu idik.

ah birde konuşsa…. :(

sesini unuttuk oğlum hadi ….

Ve beş yaşında…

Elinde türk bayrağı sallarken(MİNYATÜR),odasında oynarken yeğeni ile beraber,

bayrak dedi.

Türk filmi gibisin oğlum :D

ve film koptu :)   bizlerin ve çevresindeki herkesin konuşarak hayatını kolaylaştırdığını farkettikçe daha fazla kelime kullanmaya başladı.

 20 şubatta  doğum günü ,6 sına girecek ,beş altı kelimeli mantıklı cümleler kurabiliyor,laf ebesi atipik bi otistik benim oğlum :)

artık resmen patladı,çenesi hiç kapanmıyor, çan çan konuşuyor mantıksız yersiz cümleler kurmuyor ,tekrarlamalar yok gibi bir şey ,dönmeler kesileli yıl oldu.Dönmemesi döndürmemesi gerektiğini çok iyi biliyor.Dünyayı keşfetmenin heyecanı ile görülmeye değer bi tablo gibi oldu.Önce kalem tutmayı ,şimdide belli başlı kelimeleri amacına uygun yazmayı öğrendi, resim yapma becerisi yaşıtları normal çocuklara göre şaşılası derecede iyi (oyun,baba,anne,vs…)yazdıklarınıda okuyor.Daha fazlasını söylesemde inanmassınız.Zeki olması ve doğru tedavi yöntemlerini saptayarak onları yılmadan bıkmadan uygulamamız meyvelerini verdi.

Her doğru yaptığını ödüllendirdik ,oda bizi :)

Tüm dünya görüşüm değişti,değişmesi gereken daha bir çok şey var ama zamanla .

Umutsuzluğa kapıldığımız ,başaramayacağız dediğimiz anlar oldu.

-neden düzelmiyor ?

İşte! bi ilacı olmalı, içsin geçsin tanrım, dediğimiz anlar oldu.

Ama kabullendim.Artık herhangi bi ortamda rahatça oğlumun  rahatsızlığını yüksek sesle söyleyebiliyorum.Verdiğimiz mücadelenin meyvelerini nasıl topladığımızı gururla her yerde söylüyorum.

Şimdi normal yaşıtları ile anaokuluna ve özel rahabilitasyon merkezine beraber gidiyor.İki haneli toplama ve çıkarmaları yapabiliyor.Yazıp okuyabiliyor.Resim becerisi çok iyi ,zaten o yöndede ÖĞRETMENLERİ VE EĞİTMENLERİNİN uyarısı ile teşvik ediyoruz. 

 

 Çok zeki ve sosyal bi delikanlı olacak biliyorum. :)

This entry was posted in makale and tagged , . Bookmark the permalink.

2 Responses to Ben Otistik Babasıyım !

  1. filiz_ozturk says:

    merhaba serkan bey
    ben 4.5yaşında otizm tanısı konmuş bir çocuk annesiyim.Makalenizde yazdığınız herşeyi (başarmak hariç) şuan yaşıyorum.Busiteye yeni ulaşabildim .bana yardım edecekleri n benimle aynı gerçekleri yaşıyan anne babalar olacağını düşünüyorum.doğru eğitimcileri mi? bulamadım doğru kurumları mı? bulamadım bilemiyorum buyüzden geçkalmaktan korkuyorum.bana tavsiye edeceğiniz kurum özel eğitim yada öğretmen veya danışman varsa öğrenmek istiyorum. Çünkü bende başarmak istiyorum.teşekkürler

  2. ayhanimsun says:

    Merhaba Filiz hanım,
    Kesinlikle emin olun ve çocuğunuzun gelişeceğine inanın. Elimde Floortime denilen eğitim dvd leri var. Çocuğunuz henüz küçük bunlardan istifade edebilirsiniz diye düşünüyorum. Zaman buldukça izleyin. Serkan bey in yaptığı gibi eğitim ve davranış düzletmelerini asla bırakmayın. Bir an bile boş bırakmayın. Her yaptığı şeyi her isteğini eğitim için bir fırsat olarak görün. Bol bol parka oyun alanlarına götürün. Onunla beraber salıncak kaydırak gibi araçlara binmekten kaçınmayın utanmayın.
    Çok başlardasınız. Çok şanslısınız. Hızla kendinizi ve eşinizi sağlıklı mutlu bir şekilde davranmaya yönlendirin. Çocukla yapacağınız her oyun sizinde sağlığınıza faydalı olacaktır. Bol bol yürüyüşler yapın. Hatta beraber koşun ki nefes aldığını farketsin konuşması gelişsin. Hiç ses çıkarmıyorsa bile koşarken zorlanma onun nefesini açacak ve ses çıkarmasına neden olacaktır. Her hapşurduğunda çok yaşa değil “Ş” harfi ile olan bir kelime söyleyin. Bir an bile yalnız bırakmayın. Devamlı tek sesli şarkılar söyleyin. Her sesi çıkardığında tebrik edin ama üzerinde fazla durmayın. Su istediğinde bardağa koyun bırakın kendisi alıp içsin. Dökse bile umursamayın. Takıntıları varsa bunları nasıl faydalı hareketlere dönüştüreceğinizi düşünün.
    Cem Vardarcı videolarını bulun. Annesi ile yapılmış röportajları izleyin.
    Yorulmayın, üzülmeyin. Çocuk sizin üzüntünüzden olumsuz etkilenir bunu kesinlikle hisseder daha çok kapanır. Birlikte mutlu olun. Bu bir özür değil bir özellik olarak düşünün. Mutlaka çok özel bir şeye çok fazla yeteneği vardır. Araştırmaktan sıkılmayın. Buğra Çankır videolarını izleyin. Anne babası ile yapılmış röportajları izleyin. Anne babanın tavırlarını dikkatle yorumlayın. Annenin sakinliği babanın bilgililiği dikkatinizden kaçmasın. Böylesi aileler çok daha başarılı sonuçlar alıyor emin olun. Konuşmak paylaşmak isterseniz çekinmeden beni arayabilirsiniz.
    Para tuzağı kişilere tedavi yöntemlerine kapılmayın. Prof. Ahmet Aydın tavsiyelerini dikkatle izleyin. Bilin ki her normal çocukta gelişimi farklı yapıyor. Bizimkilerin ise çok farklı özellikleri var.
    Dvd leri size ulaştırmam için bir adres ve telefon numarası gönderirseniz hemen elimdeki bir fazla takımı size ulaştırmaya çalışırım. Evladınızın yaşına uygun bir çalışma olduğuna kanaat etmekteyim. Saygılar sevgiler.
    Mail adresim: ayhanimsun@gmail.com
    tel: 0 532 455 25 17

Bir Cevap Yazın