Otistik belirtiler gösteren veya uzman doktorlar tarafından tanısı bu yönde
konan çocukların sosyal zeka veya sosyal adaptasyon sorunları olduğu açıktır.Toplumsal ilişkilerini, sosyal iletişimini büyük ölçüde engelleyen etkileyen bu gelişim bozukluğu çocuklarımızdan çok şeyi ve fırsatı alıp götürürken, hiç hesapta olmayan üstün yetenekleride (bazen) çocuğa kazandırmaktadır.
Tarih bunu yazan ve dünya tarihi seyrini değiştiren zekalar ile doludur.
Ancak sosyal zekası düşük matematik zekası yüksek ,terazinin dengesinin altüst olduğu böyle durumlarda bizim gibi normal insanlar için imkansız denebilecek yetenekler yada özellikler ile donatılırken, maalesef en basit gündelik aktiviteleri bile yardımsız yapamaz durumdadırlar.
Şimdi bize düşen ,otistik bireyin bebekliğinden(tanı konduğu andan) itibaren elimizden gelenin en iyisini yaparak sosyal topluma kazandıracak eğitimi yılmadan vermek olsada,çocuğun hangi alanda (varsa)üstün becerisi yada yatkınlığı olduğu konuyu ve alanı , uzman doktorlarımızın da yardımı ile doğru tespit ederek,bir yandan eğitimine devam ederken bir yandan yeteneği yada yatkınlığı olduğu yönünü kendisine ve çevresine faydalı olacak şekilde geliştirmektir.
Bunlar neler olabilir diyeceksiniz…
Mesela benim oğlum sınıfındaki otistik diğer öğrenciler arasında sayılar ile pc ile arası iyi( tek) olan ve sosyal iletişimi en yüksek olan ve şimdilik konuşan anaokuluna giden tek otistik.
ama diğer bir otistik evladımız aynı sınıfta yaşından beklenmeyecek güzellikte resim çiziyor,kalem ile arası çok iyi
maalesef diğer bi otistik evladımız ise otizm perdesinin yüksekliğinden dolayı şimdilik herhangi bir aktivitede sivrelmiş değil.Ama en azından artık cesaretli ve yapılanları izliyor.
Doğa bazı şeyleri bizim ve evladımızın elinde alırken bazısını fazlaca vermiş olabilir.
Biz bunu gerek evladımız için gerekse toplum için fırsata dönüştürmek zorundayız.En azında bu şansı onlara vermek zorundayız
Çünkü ileride bu onlar için geçim kaynağı, kazanç kapısı ve toplumda var olma savasında önemli bir silah olabilir.
Maalesef etki tepki prensibi fizikte olduğu gibi sosyal toplumunda refleksleri arasında olan bir özelliktir.Yani ileride yetişkin olma evresinde ve artık yetişkin olduğunda sadece çevresinde siz olmayacak ,daha geniş sosyal iletişim ve etkileşim içinde olduğu çevre ile başa çıkmak zorunda kalacaktır.
Önündeki uzun, onun için zorlu ve anlaşılmaz hayatı ,kolay ve zevkli, yaşanılası hale getirerek toplum ile etkileşiminde depremler depresyonlar yaşamasını yaşatmasını engelleyebilir, en azından bu marjinal olasılıkların olma ihtimalini azaltabiliriz…
Kafanızda ne demek istediğim iyice şekillenmesi için kendimizden örnek vermek isterim;
bizim oğlumuzun,sayısal zekasının sosyal zekasından ileride olduğunu gördüğümüzde üzerine düşmeye başladık.şimdi 100(yüze) kadar sayıp yazabiliyor ve hemen hiç unutmuyor herşeyi hazıfa kartı gibi kaydediyor,pc kullanmaya çok yatkın olduğunu gördüğümüzde de o konuda fazla kısıtlamadık sadece yönlendirip şekillendirdik
yani bu iki özelliğini toplumdan yada bizlerden kopmadan daha iyi şekilde nasıl yapabileceğini düşünüp ona göre davrandık.
şu an altısına girmek üzere pc konusunda bizler ile yarışır duruma geldi diyebilirim, biz bu özelliğini kullanarak internet üzerinden ne kadar eğitici öğretici() oyun varsa onlara yönlendirip haşırneşir olmasını sağladık.
yani bir tarafının gelişmesini ister iken öbür taraftan yeteneği olduğu tarafını köreltmedik,cesaretlendirdik.
Biz hayata oğlumuzu böyle hazırlıyoruz,özgüvenini yüksek tutarak cesaretini koruyarak hayata atılması için onu teşvik ediyoruz.
YANLIŞ YAPTIĞIMIZ YERSİZ YAPTIĞIMIZ olmuştur tabiki
Ancak bazı şeyleri kendisi yapmasına yanlışta olsa yapmasına izin verin. Önce özgüven ve cesaret kazanmasına izin verin, hep yanında sizlerin olmayacağı bir dünyayı tanıması ve başetmesi gerektiğini bilmesi gerek.
Şekli ,dozaşı ve zamanını hep zaman olduğu gibi uzman psikologlarımız belirleyecek.
